Sıkça Sorulan Sorular
Hayır. Fıtıkların büyük bir çoğunluğu cerrahiye gerek kalmadan ilaç, istirahat ve fizik tedavi yöntemleriyle düzelir. Ameliyat yalnızca; kolda veya bacakta ilerleyici güç kaybı, idrar/dışkı tutamama veya haftalarca süren tedavilere rağmen yaşam kalitesini düşüren şiddetli ağrılar devam ediyorsa önerilir.
Her baş ağrısı tümör belirtisi değildir; bu ağrıların çok büyük bir kısmı migren veya gerilim tipidir. Ancak ağrıya; sabahları fışkırır tarzda kusma, görme veya konuşma bozukluğu, vücudun bir tarafında uyuşma/güçsüzlük veya epileptik nöbet (sara krizi) eşlik ediyorsa mutlaka vakit kaybetmeden MR çekilmesi ve detaylı inceleme yapılması gerekir.
Günümüzde bu risk yok denecek kadar azdır. Gelişmiş mikrocerrahi (mikroskop altında ameliyat) teknikleri ve ameliyat esnasında sinirlerin durumunu saniye saniye takip eden nöromonitörizasyon sistemlerinin kullanılması, ameliyat güvenliğini en üst düzeye çıkarmıştır.
Hayır. Beyin tümörlerinin önemli bir kısmı iyi huyludur, yavaş büyürler ve beyin dokusuna sızmazlar. Tümörün boyutuna, tipine ve beynin hangi bölgesinde olduğuna göre tedavi şekillenir. Bazı küçük ve iyi huylu tümörler sadece düzenli MR ile takip edilebilir veya cerrahiye gerek kalmadan nokta atışı ışın tedavileri (Radyocerrahi / Gamma Knife) ile kontrol altına alınabilir.
Uyuşmaların temel sebebi genellikle bir sinir sıkışmasıdır. Eldeki uyuşmalar çoğunlukla boyun fıtığından veya el bileğindeki sinir kanalının daralmasından (Karpal Tünel Sendromu) kaynaklanır. EMG (sinir ölçüm) testi ile sıkışmanın yeri tespit edilir. İleri derece sıkışma ve kas zayıflığı varsa, genellikle lokal anestezi altında yapılan kısa süreli cerrahi müdahalelerle sinir rahatlatılarak kalıcı çözüm sağlanır.

Türkçe
English